“Paths of Glory” ve Siyah Beyaz Filmler Üzerine
Türkçe adına ne dediler bilmiyorum ama bu filmi nasıl bu zamana kadar seyretmemişim biliyorum. Sanat damarım kabarmadıkça, siyah beyaz film seyretmem ben, gözümde büyütürüm. “Yahu, zaten yorulmuşum günlük hayatın içinde, iyice içimi mi karartayım?” diye geçiririm içimden. Ama aslına bakarsanız, ne zaman bir niyetine girip eski film izlediysem memnun kaldım. “Paths of Glory” de bunlardan biri oldu…
Şimdi izleyenleriniz hemen ayıplamasın beni, “Bu zamana kadar izlememiş, gelmiş bugün ahkam kesiyor!” diye. Niyetim benim gibi gaflet uykusunda olanları uyandırmaktır aynı zamanda. Beğene beğene izlediğim bu filmin adı Paths of Glory (Zafere Giden Yol(lar) anlamına gelir herhalde. Türkçe adını bilen varsa söylesin.). Yönetmeni Stanley Kubrick. Ama izlemeden önce bilmiyordum bunu. Yeni öğrendim. Yani Stanley Kubrick’in filmi diye izlemedim. Film 1957 ABD yapımı. Siyah beyaz. Kirk Douglas oynuyor bu filmde. Albayı (Col. Dax) oynuyor. Tek başına oynamıyor tabi. Konusuna gelince… (Merak etmeyin filmi anlatacak değilim.) I.Dünya Savaşı sırasında Fransızlar ve Almanlar arasında geçen bir mücadeleyi anlatıyor gibi görünüyor afişine bakınca ama tipik bir savaş filmi değil kesinlikle. Ortada bir tepe var: Ant Tepesi. Alsan bir türlü almasan bir türlü bir tepe yani. Filmi seyrederseniz insanın asıl düşmanla mı kendi taraftarlarıyla mı daha fazla mücadele etmesi gerektiğini sorgulayabilirsiniz. Neyse ben filmin atmosferine kapıldım yine. Daha fazla bir şey söylemeyeyim. Bulun bir yerden seyredin derim. Son bir şey daha var, oyunculuklar harikaydı fikrimce. Bu arada eğer bir önemi varsa imdb puanı 8.6.
