172 kere okundu!
Şub 0807

Kemençe

yorum yok - yorum gönder - segah

KemençeKemençe, bugün Türkiye dışında İran, Ermenistan, Yunanistan, Gürcistan, Azerbaycan, Fransa, İngiltere ve pek çok ülkede benzerleri ve bazen aynılar kullanılan bir sazdır.

Belki de bir insan olsa kemençe, uğultulu sesinin etkisine giren insanlara istediğini yaptırabilirdi. O zaman büyülenmiş insanlar ordusu olarak biz belki de sesimizi çıkarmadan öylece otururduk. Çünkü kemençe sesi duyunca benim aklıma oturup dinlemekten başka bir şey gelmez; kemençe de bir saz olduğundan yegâne isteği bu olurdu herhalde. Küçücük klavyesinden muazzam hassaslıkta sesler çıkaran kemençe türlerinden benim en sevdiğim klasik kemençedir. Karadeniz kemençesinin oynak havalarında horon tepmektense, çoğu zaman klasik kemençenin sakin sularında huzur bulmak isterim. Karadeniz kemençesi hakkında pek bir şey bilmeyen bir insan olarak onun hakkında konuşmam doğru olmayacağından armudî(klasik) kemençeye getirmek istiyorum sözü. Türk Müziği’nin en küçük sazı olan armudî kemençe kendinden beklenmeyecek şiddette sesler çıkartır; hatta bazen diğer sazları bastırdığından rahatsız edici bile olabilir. Bunun sebebinin tellere parmaklarla basılarak değil de tırnaklara değdirerek çalındığından kaynaklandığı söylenir. Tecrübe etmedim fakat gövdesinin küçüklüğü dikkate alındığında bunun doğru olduğunu düşünüyorum. Armudî kemençe müziğimize 19. Yüzyıl ortalarında giren bir yaylı sazdır. Varlığıyla müziğimize renk katan bu sazın icracılarından en bilineni Derya Türkan’dan efelik taslayan bir makam olan Nikriz makamında peşrev dinlemek isterseniz sayfayı biraz aşağı kaydırınız lütfen.Bu arada; eğer sizin derdiniz size yetiyorsa, hüzzam makamında bir kemençe taksimi dinlemeyin. Yoksa Allah göstermesin, “üzüntü guddelerinin aşırı ifrâzâtı nedeniyle”* sağlığınızı kaybedebilirsiniz!

*burada bahsedilen eserden alıntıdır.

Bu posta için 0 yorum yapılmış. Yorum yaz