Devrim Otomobili ve Hakkındaki Tarihsel Gerçekler

Devrim otomobili, 16 Haziran 1961’de Cemal Gürsel’in emri ile yapımına başlanmış, 29 Ekim 1961’de 2 adet olarak üretilmiş ilk Türk yapımı binek otomobildir. Devrim’in maliyeti dönemin rakamıyla 1.400.000 TL’dir ve araç 4,5 ay içersinde üretilmiştir. Aracın 29 Ekim Cumhuriyet bayramı törenine yetişebilmesi için, Ankara’ya trenle nakli sırasında cilalama işlemlerinin tamamlandığı söylenir.
Biraz araştırdığınızda “Araca benzin koymayı unutmuşlar, dünyaya rezil olmuşuz, o yüzden seri üretime geçilmemiş” gibi saçma bir bilgiyle karşılaşırsınız. Ama biraz daha araştırırsanız, www.devrimotomobil.com isimli sitede şu bilgiyi bulursunuz:
9 Ekim sabahı, Devrimler motosikletli oldukça kalabalık bir trafik ekibinden oluşan eskortun arasında yola çıktı. Çıktı ama, eskorttakiler, benzin alma işinden haberleri olmadığı için, Mobil’ e uğramadan yola devam ettiler. Meclis’ in önüne gelindiğinde durum anlaşıldı, acele getirilen benzin 1. Arabaya kondu. 2 numaraya konacağı sırada Cemal Paşa Meclis’ in önüne gelmiş ve Anıtkabir’e gitmek üzere 2 numaralı Devrim Otomobiline binmişti. Yola çıkıldı. Fakat 100 m. Kadar sonra motor öksürerek durdu. Cemal Paşa’ nın “ Ne oluyor ? “ sorusuna direksiyondaki Yüksek Mühendis Rıfat SERDAROĞLU “ Paşam, benzin bitti. “ cevabını verdi. Paşa’ dan özür dilenilerek 1 numaralı Devrim’ e geçmesi rica edildi. Buna uyan Cemal Paşa Anıtkabir’ e bu otomobil ile gitti. İnerken ünlü “ Batı kafasıyla otomobil yaptınız ama, doğu kafasıyla benzin ikmalini unuttunuz ” sözlerini söyledi.
Ertesi gün bütün gazetelerin söz birliği etmişçesine “ 100 metre gidip bozuldu “ başlığını attıkları 2 numaralı Devrim, aynı gün Hipodrom’ daki geçit törenine katılıyor, ne bundan, ne de Cemal Paşa’ nın Anıtkabir’ e bir başka Devrim otomobili ile gittiğinden söz ediliyor; yalnızca haber, yorum ve fıkralarda harcanan bunca paranın boşa gittiğinden dem vuruluyordu. Oysa aynı yıl Tarım Bakanlığı bütçesine konmuş bulunan “ At neslinin ıslahı “ için 25 Milyon TL. ödenek ve sonucundan kimse söz etmiyordu.
Gazetelerin çarpıtma haberlerine rağmen, 1964’te aracın seri üretimine geçilmesi planlanmıştır, ancak bu güzel hayal gerçekleşmemiştir, “Devrim’in seri üretimine neden geçilmemiştir” onu da şu yazıdan öğrenelim:
Devrim’in seri üretimine 1964 yılında geçilmesi planlanıyordu.1964 yılında geçilmesi planlanıyordu. Ne yazık ki yerli otomobilini düşmanları buna mani olmayı başardılar. Maliyet tartışmaları, yerli otomobil üretiminin “rantbal” olmadığı propagandası, hükümete geri adım attırdı. Sonraki hükümetleri oluşturan CHP, Millet Partisi, AP, vs zaten Devrim’den pek hazzetmiyordu. DP
Tabanına hitap eden partiler, Devrim’in ‘patent hakkına’ sahip olan askerlere puan kazandırmak istemedikleri için, CHP ise 27 Mayısçılarla özdeşleşmekten kaçındığı için, projenin devamını getirmekten kaçındılar. Bilhassa Süleyman Demirel’in Devrim’den nefret ettiği, adını bile duymak istemediği söylenir.
Otosan’ın 1960’lı yılların ortalarında “ilk yerli otomobil” diye piyasaya sürdüğü ve halkımızın “saman yığını” diye andığı Anadol ise, Demirel’i pek heyecanlandırmıştı.
Şu önemli ayrıntıyı da anımsamadan geçmeyelim: Otosan,1959 yılında Ford’la imzalanan bir sözleşme ile kurulmuş ve 1960 yılında F-600 (Ford) imalatına başlamıştı. İşleri çok iyi gidiyordu. Türkiye pazarını tamamen ele geçirmeleri işten bile değildi. Derken, yerli otomobil kampanyası başladı, Devrim doğdu. Devrim’in seri imalatına geçilmesi, Otosan’ın sonu olabilirdi…
Devrim doğduğunda, Japon otomotiv sanayii henüz emekleme safhasındaydı. Güney Kore mucizesinden ise hiçbir eser yoktu.1961’de başlayan süreç baltalanmadan devam etseydi, bu gün Toyota ayarında bir yerli otomobilimiz olabilirdi. Türkiye’nin ilerlemesini kendi çıkarlarına aykırı görenler, bunu engellemek için ellerinden geleni yaptılar ve yapmaya devam ediyorlar. İlk yerli otomobil projesinin canına okumak yetmedi onlara. Devrim’den öyle korktular ki, bir daha ‘hortlamaması’ için bugün bile her fırsatta vuruyorlar ona. “Birkaç metre gitti durdu” hatta “Hiç çalışmadı” demeyi ısrarla sürdürerek, idealist çıkışların önüne geçmeye çalışıyorlar. Devrim ise, onlara inat, hala dimdik ayakta! Evet, 40 yıl önce Eskişehir ‘deki lokomotif fabrikasında çürümeye terk edilen bej Devrim hala orada ve –ister inanın ister inanmayın- hala çalışıyor. Biz yapamayız, biz edemeyiz, bizden adam olmaz…” diyenler utansın!
Kaynak: http://www.suvaridergi.org/content/view/703/2/
Şimdi canlı bir anlatımla baş başa bırakıyorum sizi:
Devrim’in Özellikleri
İmal Tarihi: 1961
Ağırlık:1250 kg.
Uzunluk: 4500 mm.
Genişlik:1800 mm.
Yükseklik: 1550 mm.
İmal Yeri: Eskişehir Demiryolu Fabrikası
Üretim Sayısı: 4 Adet Binek Otomobili
10 Adet Motor: 4 Adet A4L TİPİ, 3 Adet B3T tipi 7 Adet
Şanzıman: 3 Adet A tipi 4 Adet B tipi
Silindir Sayısı:4
Silindir Çapı: 81 mm.
Silindir Hacmi: 20 70 cm
Strok: 100 mm.
Kompresyon. 6,8: 1
Güç: 50 HP
Devir: 3600 d / d
Karakteristik: Dört Zamanlı
(Kaynak. Mak. Yük. Salih Kayasağın / SİSTEK)

abi bende bu makinadan bende de var dicem ama o zamanlar ben yoktum zaten makinadan da iki tane varmış…
bunun sonucunu ben geri zekalılık olarak kabul ediyorum…eğer bu arabanın üretimine devam edilseydi şuan türkiyenin bir çok arabası olcaktı ve bu durum da olmıcaktı…hala merak ederim neden türkiye gibi bi ülke otomobil üretmiyo
yumurtadakı civciv gibiyiz bikabugumuzu kıramadık anca bızı nereye yuvarlarlarsa oraya gidiyoruz inşallah artık kabugu kırmanın zamanı gelmiştir
ya filmini izledim ben cok geri zekalılık ya
Siyasi çıkarların bilimsel gelişimin önüne geçtiği zaman, gelecek kaybedilir…Burda anlatılanlar da bunun göstergesidir…Ve akıllanmayan milletimiz hala gününü bir sonraki seçim zamanına kadar kurtarma çabasındaki siyasilere aldanırken, torunlarını düşünememektedir…Bu olgudan, bu kısır döngüden kopamadıkça bizler muasır medeniyetler altında kalmaya devam edeceğiz…
Zira içimizdeki yapamama korkusundan daha büyük olan aklımızdaki kara cehalettir…Yarını doyurabilmenin yolu bugün bilinçli aç kalabilmekse ve sizler çocuklarınızı torunlarınızı bu kadar sevebiliyorsanız…doğru olanı yapınız..günü kurtaranı değil…
derste yine bir oto üretim lafı gecti hocama dedim niye otomobil üretmiyoruz gerizekalı otomobil zaten varya dedi…….maalesef başimizda böyle gerizekalı insanlar var ancak yukarıdakı yorumlar benı ümitlendirdi inşallah daha da geç kalmadan bu projeye başlarız ben inanıyorum bu milletin kanındakı temizlık br gün bizi ileriye götürecek üretim deyip geçmeyin finlandiya sadece nokia cep tel üretti insanların refahı malum sıra bizde lütfen daha geç kalmayalım
100 metre gıttı bozuldu dunyaya rezıl olduk dıyenler kı bozulmayla bır ılgısı yok yakıt sorunundan kaynaklanmıs bır olay
acaba bılıyorlarmıkı
hıtler zamanında yapılan halk arabası olarak ısımlendırılen tosbaga nın sıleceklerının olmadıgını?
hatta yaz gunu olmasına ragmen
test surusunde anıden bastıran sagnak yagmurda kalakaldıklarını ve o sıleceklerı olmayan arabanın suankı konumunu
ıce kapanık bılınen sovyetler bırlıgının moscovıc namı deger bızım lada dedıgımız arabasının 4 vıtes tasarlanıp sadece 2 vıteste kaldıgını kayıs degılde bılınen bısıklet zıncırı kullanıp 2 vıtes rezıllıgını ortmek ıcın bız zaten hız degıl dayanıklılıgı ıstedık kıvırdıklarını
DEVRIM e bakıp bunasıl araba dıyenlere bır soru?
acaba fransızların cıtroen nın citroen 2cv modelını hepımız bıler gulerız
ama c serısı suan ne konumda?
avusturyadan borc para alıp bu aracı yapacakları zaman degıl 4 ayda 3 yıl sure tanımalarına ragmen devletın kese bıce malzeme kalmayıp odenek olmadıgından arabanın%45 ının tahta oldugunu anımsatırım
teshır ve tanıtma olayında devletın arabadan habersız 12 ulkeyı cagırım arabayı tanıtacakları zaman
fransız devletı bu ne yaa dedıgınde rezıl olmamak ıcın
bız zaten bu modelı koylumuz ıcın yaptık deyıp kıvırdıkları zaman onlar rezıl olmuyorda tek bızmı oluyoruz
onlar aptal ama bız akıllıyız
devlet bune yaa dedıgınde
onlar bılmıyormukı
yabancı araba alarak ithal ederek sadece dövizimiz dışarı gidiyor dış ticaret açıgımız giderek buyuyor dış borcumuzda oysa kendi otomobilimiz olsaydı dövizimiz dışarı çıkmayacaktı hattta ihracat bile yapabilirdik
Bu sadece bir otomobilin üretiminden vazgeçilmesi değil, bir milletin ekonomik bağımsızlığından vazgeçilmesinin göstergelerindendir. Yok edilen bir otomobilin üretimi değil, üretim fikrinin kendisidir. Yani “Sakıncalı” görülmüştür kendi otomobilini üretmek fikri…
Bu araba bış ülkelerde yapılsaydı… o zamanda çürümeye terkedilirmiydi?bu arabayı yaşatmak için hala bir şansımız var.!
Bu güzelim arabayı yapıp imal eden değerli büyüklerime helal olsun adammış onlar.Yapıldığı zamandan günümüze taşıyamayan şerefrsizler vatan hainidir.HAİÇBİR ZAMAN VAKİT GEÇ DEĞİLDİR işallah bir vatan evladı çıkıp bunu devam ettirir
Çok yazık inanın o türk ustalarının emeğine çok yazık ülkemizde atamın döneminden başka zaten hangi bir siyaset kararları doğru oldu ki sanayi dediler iyi güzel otomobil yaptılar mükemmel hatta dünya utandı türk ustalarının büyük imkansizlıklar içinde harikalar yaratmasına açıkcası yazık diyorum keşke üretimi devam etseydi ve belkide bu günlerde olmazdık bir devrim bizi kurtarabilirdi biz ise ne yazık ki elimizin tersiyle ittik halk olarak bizde de suç var devrime sahip çıkmadık haberlere körü körüne inandık gazetelerin yalan haberine yada taraflı haberine aslında tekrar o otomobili canlandıra biliriz yapamayız die düşünmek uçurumdan atlamak gibi olur bu işlerle ilgilenen sanayi bakanımıza sesleniyorum ki bu yazılarımı görürmü bilmem biz türk halkı olarak %100 yerli bir otomobil istiyoruz ve bunu dünyaya satmak istiyoruz u neden devrim olmasın ki yazılarımı okuduğunuz için teşekkür ederim arkadaşlar hepinize iyi günler dilerim.
daha öncede aynısını yaşamadık mı, Hatırlarmsısınız imza diye bir araba çıkmıştı fadıl akgündüz terafından adamı hemen sahtekar dolandırıcı diye sınır dışı etmedilermi ondan sonra ne arba konuşuldu ne fadıl onuda o şekilde karambole getirdiler
bu memleket bir adım ileri gidemiyorsa nedeni bu tip meselelerdir devrim otomobili gibi bir çok konuda ilerlememmiz engellenmiştir bunlar bizden olan fakat dış güçlere çalışan içimizdeki hainlerden kaynaklanmaktadır
Kim der ki bizler birsey basaramiyoruz diye? Kim?
evet ben diyorum biz hiçbirşey başaramıyoruz çünki elimizden bişey gelmiş anca yazmak sitelere yazı yazmak geliyor elimizden şu yazıları yazan kişiler arasında hangimiz bu işin peşine koşuyoruz ki hadi bir otomobil yapalım veya yaptıralım desem kim gelir benimle hadi otomobili geçtim artık çok geç kalınmış birşey ki şu an otomobil üretsek bile eskisi gibi gelişen bir sanayi olmaz asıl şimdi önm vermemiz gereken birşey var o da bilişimdir artık dünya bunun üzerinde dönüyor lütfen şu at gözlüklerini çıkaralım çok özür diliyorum eleştirir gibi oldu ama durum bu bende dahil hangimiz şu f16ların şifresini çözmeye çalışıyor ki yarın birgün savaş çıksa abd tek tuşla bütün uçaklarımız havada durduracak teknolojiye sahip zaten bize o uçakları satanlarda onlar aptal değiller ya bize sağlam cuçağı bağımsız kullanılacak uçağı satsınlar bence asıl gelişmemiz gereken bir husus var o da bilişim bırakın artık otomobilleri o geçmişte kaldı hep hatamız şu her zaman geçmişi tartışıyoruz ama artık yeter birazda geleceğe bakalım uçak üretelim işlemciler üretelim yeni elektronik kartlar üretelim ne biliyim işte robot falan ama otomobili geçelim bu yazıları yazanlar aramızda bende dahil hangimiz birşeyler çabası gösteriyoruz ki anca öyle yazılar yazıoyruz bence birşeyler yapma zamanı geldi ben şu an 18 yaşımdayım ve bilişim teknolojileri bölümünü bitirdim ve bu tip yukarıda yazdığım işlere adım adım yaklaşıyorum en azından çabalıyorum bu da güzel birşey lütfen çocuklarımızı iyi eğitelim belki sizler mesleğinizi almış ancak bir yorum çabasında bulunuyorsunuz bu da çok güzel birşey ama tek isteğim çocuklarımızı iyi yetiştirelim onları sokaklarda değil kitaplar başında eğitelim eğitelim ki bilim dünyası canlansın şu an gerçekten bilime ve bilişime ihtiyacımız var…
Türkiye’ de basın dünde satılmışların elindeydi bugünde aynen devam
Sana katılıyorum murat
benn a
Neden arkadaşlar neden her zaman böyle oluyor.Az önce filmini seyrettim.Bu kadar da olmazki.Bizim ülkemizin geleceğine bizim gazetecilerimiz bile balta vuruyor.Ne oldu şimdi TÜRKİYE arabaları dışardan alınca dahamı iyi oldu.şu kadarını söylüyorum. İNŞALLAH MEZARLARINDA RAHAT UYUYAMAZLAR VE SONLARI O KÖPEKLERİ OLDUKLARI GEVURLAR GİBİ OLUR. ONLAR YANDIKCA TÜRK MİLLETİ İLERLESİN İNŞALLAH
Bir başarının devrimin öyküsü.. İçimizdeki inanç ve azmin yansımasıdır DEVRİM. ama nasıl oluyorda böyle bir proje şuan adı bile geçmiyor. Eğer bu projeye sahip çıkılsaydı arkadaşlar; şuan Türkiye bu konumda mı olurdu. Ama cahil basın, emparyalist güçler ve boş kafalarla bugün bu noktadayız. Bu projeyi engelleyenlerin çocukları var şuan aramızda. Eğer bir devrim hedefimiz yeniden başlayacaksa; bunlar yeniden hortlar. Şimdi işin büyüsü bozulmuştur. Otomobil bir simgedir. Eğer bir devrim daha yapacaksak, uzay çalışmaları, gen mühendisliği, nanoteknoloji, alternatif enerji üretimleri üzerine bir devrim yapmalıyız. İçinizdeki inanç sönmesin..