<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kutlukutu &#187; Küresel Isınma</title>
	<atom:link href="http://www.kutlukutu.com/category/kuresel-isinan-kutu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kutlukutu.com</link>
	<description>Haber, wordpress, bilgisayar, turizm, gezi, hayvanlar, ilginç, devlet, dilekçe örneği, spor, kitap, müzik, sinema</description>
	<lastBuildDate>Thu, 06 Jan 2011 22:45:55 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Mikro Türbinlerin Devrimi</title>
		<link>http://www.kutlukutu.com/mikro-turbinlerin-devrimi/</link>
		<comments>http://www.kutlukutu.com/mikro-turbinlerin-devrimi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 Mar 2008 21:19:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>segah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Küresel Isınma]]></category>
		<category><![CDATA[mikro türbin]]></category>
		<category><![CDATA[temsan]]></category>
		<category><![CDATA[yenilenebilir enerji potansiyeli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kutlukutu.com/mikro-turbinlerin-devrimi/</guid>
		<description><![CDATA[<a href=http://www.kutlukutu.com/mikro-turbinlerin-devrimi/><img src=http://www.kutlukutu.com/wp-content/uploads/2008/03/pelton.png class=imgtfe hspace=5 align=left width=140  border=0></a>Küçük, basit fikirlerin devrimlere zemin hazırladığı bir dünyada yaşadığımdan dolayı Türkiye’de enerji üretimini sadece %1 artıran bir fikre sıkı sıkı sarılırım. 
TEMSAN(Türkiye Elektromekanik Sanayi), ürettiği büyük güçteki türbinlerin yanına, irili ufaklı yeni türbinler üretti. Bu mikro türbinler ile amaçlanan, akan her suyun, esen her rüzgârın potansiyel enerjisini elektrik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.kutlukutu.com/wp-content/uploads/2008/03/pelton.png" align="left" height="192" width="200" />Küçük, basit fikirlerin devrimlere zemin hazırladığı bir dünyada yaşadığımdan dolayı Türkiye’de enerji üretimini sadece %1 artıran bir fikre sıkı sıkı sarılırım. </p>
<p>TEMSAN(Türkiye Elektromekanik Sanayi), ürettiği büyük güçteki türbinlerin yanına, irili ufaklı yeni türbinler üretti. Bu mikro türbinler ile amaçlanan, akan her suyun, esen her rüzgârın potansiyel enerjisini elektrik enerjisine çevirmek.<span id="more-459"></span> Ayrıca Türkiye’nin, yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanabilme potansiyeli %10’un üzerinde ve çoğu Avrupa ülkesi bu orana sahip değil. Bu, Türkiye’nin engebeli yapısından kaynaklanıyor. Yakın bir gelecekte birçok evde potansiyeline göre küçük güçlerde su, rüzgâr ve güneş türbinleri görebiliriz.</p>
<p>Mikro Türbin Ne Demek?</p>
<p>200 kW&#8217; a kadar yapılan türbinlere mikro türbin adı verilmektedir. Ülkemizdeki akarsuların sadece %33 ü enerji üretimi için kullanılmaktadır. Üstelik hidroelektrik santrallerin işletme ve bakım maliyetleri diğer termik, doğalgaz ve nükleer santrallere göre çok düşüktür.</p>
<p>Mikro türbinlerin bir diğer avantajı ise nakil hatlarını ortadan kaldırarak enerji kaybını ve yatırım masraflarını azaltmasıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kutlukutu.com/mikro-turbinlerin-devrimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bulaşık makinesinde yıkamak? Elde yıkamak?</title>
		<link>http://www.kutlukutu.com/bulasik-makinesinde-yikamak-elde-yikamak/</link>
		<comments>http://www.kutlukutu.com/bulasik-makinesinde-yikamak-elde-yikamak/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Feb 2008 16:19:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>el sahibi hendese</dc:creator>
				<category><![CDATA[Küresel Isınma]]></category>
		<category><![CDATA[bulaşık]]></category>
		<category><![CDATA[bulaşık makinesi]]></category>
		<category><![CDATA[bulaşık makinesi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Bulaşık makinesinde yıkamak? Elde yıkamak?]]></category>
		<category><![CDATA[bulaşık yıkamak]]></category>
		<category><![CDATA[bulaşıkları makinede yıkamak]]></category>
		<category><![CDATA[elde yıkamak]]></category>
		<category><![CDATA[enerji tasarrufu]]></category>
		<category><![CDATA[su tasarrufu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kutlukutu.com/bulasik-makinesinde-yikamak-elde-yikamak/</guid>
		<description><![CDATA[<a href=http://www.kutlukutu.com/bulasik-makinesinde-yikamak-elde-yikamak/><img src=http://www.kutlukutu.com/wp-content/uploads/2008/02/bulasik-makinesi.jpg class=imgtfe hspace=5 align=left width=140  border=0></a>Bulaşık kelimesi ezelden beridir ilginç gelmiştir şahsıma. Bulaşık  . Bulaşmış işte. Sıvaşmış böyle&#8230; Iy&#8230; Neyse konumuz bana ilginç gelen kelimeler değil, günlük hayatta yenilen her yemekten sonra karşımıza çıkan bulaşıkların yıkanması. Bulaşık makinesinde mi yıkayalım, elde mi? 

Sorumuza cevap olacak birkaç maddeyi şöyle sıralayabiliriz:
* Verimli bir bulaşık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><img border="0" align="right" width="240" src="http://www.kutlukutu.com/wp-content/uploads/2008/02/bulasik-makinesi.jpg" alt="Bulaşık makinesi" height="240" />Bulaşık</em> kelimesi ezelden beridir ilginç gelmiştir şahsıma. Bulaşık <img src='http://www.kutlukutu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> . Bulaşmış işte. Sıvaşmış böyle&#8230; Iy&#8230; Neyse konumuz bana ilginç gelen kelimeler değil, günlük hayatta yenilen her yemekten sonra karşımıza çıkan bulaşıkların yıkanması. <strong>Bulaşık makinesinde mi yıkayalım, elde mi?</strong> <strong><br />
</strong></p>
<p>Sorumuza cevap olacak birkaç maddeyi şöyle sıralayabiliriz:</p>
<p>* Verimli bir bulaşık makinesinde 15 litre suyla yıkayabileceğimiz bulaşığı, elde yıkamak için 60 litre su harcamamız gerekir. (Bulaşıkların köpüklü kalması paranoyamdan dolayı su miktarı ben de <span id="more-431"></span>70-80 litreden az olmuyordur herhalde)</p>
<p>* Bulaşık makinesi kullanımı bir kişiye yılda 300 saat, yani yaklaşık 12 gün kazandırır. Suyun yanında, zamandan da kazanıyoruz yani.</p>
<p>* <em>&#8220;Bulaşık makinesiyle yıkamak iyi güzel de, zaten bulaşıkları makineye koymadan önce duruluyoruz&#8221; </em>diyorsanız, yanılanlardansınız demektir. Bulaşıklarınızı önceden durulamanıza, çalkalamanıza gerek yok. Sadece yemek artıklarını sıyırın yeter.</p>
<p>* Bulaşıkların, elde daha iyi temizlendiği gibi bir düşünceniz olmasın. Bulaşıklar, bulaşık makinesinde daha iyi temizlenir.</p>
<p>* Bulaşıkları elde yıkadığınızda, deterjanın ayarını kaçırmanız kuvvetle muhtemeldir. Sanki daha çok deterjan olunca daha güzel temizlenecek sanırız bulaşıkları. Ama yaptığımız doğaya daha çok kimyasal yollamaktan başka birşey değildir. Denizlere veya diğer atık bölgelerine akıttığımız her fazladan deterjan, doğanın bize verdiği ürünleri azaltmaya yönelik telafisi olmayan bir davranıştır. Bu banyoda da geçerlidir. Lütfen kullandığınız temizlik malzemelerinin hesabını bilin, sizin köpük keyfiniz veya hijyen tutkunuz, başka canlıların sonu olmasın. &#8220;Sonuna kadar bencilim&#8221; diyorsanız da, bunun yine kendi zararınıza olduğunu unutmayın. Prilin limon ferahlığındaki elmalarından ve balıklarından tatmak bizim elimizde, ya da ultra çamaşır suyu katkılı kivi yemek&#8230; Bulaşık makinesinin bu yönüyle de, doğa için daha az zararlı olduğunu unutmamalı. Bulaşık makinesinde, her seferinde kullandığımız deterjan miktarı elde yıkamaya göre azdır ve çoğunlukla standarttır.</p>
<p>* Bulaşık makinesini de kullanmanın bir raconu vardır. Bunlardan en önemlisi bulaşık makinesini tam doldurmaktır.</p>
<p>* Bulaşık makinenizi enerji koruma programlarında çalıştırmaya da özen gösteriniz.</p>
<p>* Bulaşık makinesini yerleştirirken dikkat edilmesi gereken şeyse, bulaşıkların üst üste yerleştirilmemesidir. Ayrıca, tabak ve bardak gibi çukurlu ürünleri aşağı doğru yerleştirmeliyiz.</p>
<p>* Kullanım kılavuzlarını okumayı sevmeyen bir toplumuz ama bunu da öğrenmeliyiz. Lütfen bulaşık makinenizin ve bulaşık makinesi deterjan üreticinizin size yaptığı önerilere kulak asın ve kullanım kılavuzlarını okuyarak bulaşık makinesi ve deterjan kullanımınızı verimli bir şekilde yapın.</p>
<p>Şu kullanım kılavuzu konusuyla ilgili bir anımı da aktarmadan geçemeyeceğim:</p>
<p>Zaman, eski bir zaman, büyük bir beyaz eşya üreticisi firmanın çağrı merkezinde çalışırken, hanımefendinin biri aramış ve bana bulaşık makinesinin &#8220;bilmem ne&#8221; ayarını nasıl yapacağını sormuştu, ben de hemen önümdeki bilgisayardan kılavuzu açıp okumaya başladım. Hanımefendi çok memnun bir durumda heyecanla direktiflerimi dinlerken, kendisine &#8220;Hanım efendi, bulaşık makinenizin kullanma kılavuzu var mı?&#8221; diye sordum. Evet, dedi. Peki &#8220;şu nolu sayfayı açar mısınız&#8221; dedim. Açtığını söyledi. Sonra da kendisine buradan tüm programların özellik ve uygulamalarını ayrıntılı bir şekilde öğrenebileceğini söyledim. 2-3 saniyelik bir sessizlikten sonra, &#8220;siz okuyun böyle daha iyi oluyor, okumakla kim uğraşacak&#8221; deyiverdi. Kilitlenmiştim. Okumaya devam ettim. Konuşmasından, gayet okuması yazması yerinde bir hanım teyze diye de düşünmüştüm üstelik&#8230;</p>
<p>Neyse, okuyalım. Bulaşık makinesi kullanalım. Bulaşık makinesi yalnızca, eve kalabalık misafir geldiğinde kullanılmaz. Bunu da unutmayalım.</p>
<p>Yazıda kullandığım bazı bilgiler için, Radikal&#8217;in 28 Şubat 2008 tarihli &#8220;Enerji Tasarrufu&#8221; ekini hazırlayanlara teşekkür ederim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kutlukutu.com/bulasik-makinesinde-yikamak-elde-yikamak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>11</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tuz Gölü’nde tuz oranı artıyor-Tuz Gölü kuruyor</title>
		<link>http://www.kutlukutu.com/tuz-golu%e2%80%99nde-tuz-orani-artiyor-tuz-golu-kuruyor/</link>
		<comments>http://www.kutlukutu.com/tuz-golu%e2%80%99nde-tuz-orani-artiyor-tuz-golu-kuruyor/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Feb 2008 01:55:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>segah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Küresel Isınma]]></category>
		<category><![CDATA[allı turna]]></category>
		<category><![CDATA[flamingo]]></category>
		<category><![CDATA[küresel ısınma]]></category>
		<category><![CDATA[tuz gölü]]></category>
		<category><![CDATA[tuz gölü kuraklık]]></category>
		<category><![CDATA[tuz gölü kuruyor]]></category>
		<category><![CDATA[tuz gölünde doğal yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kutlukutu.com/tuz-golu%e2%80%99nde-tuz-orani-artiyor-tuz-golu-kuruyor/</guid>
		<description><![CDATA[<a href=http://www.kutlukutu.com/tuz-golu%e2%80%99nde-tuz-orani-artiyor-tuz-golu-kuruyor/><img src=http://www.kutlukutu.com/wp-content/uploads/2008/02/tuzgolu11.bmp class=imgtfe hspace=5 align=left width=140  border=0></a>
Türkiye’nin tuz ihtiyacının %60’ının karşılandığı Tuz Gölü hepimizin sevdiği bir göldür. Ortaokul öğretmenimin Tuz Gölü ile ilgili anlattıkları hâlâ kulaklarımda çınlarken, vicdanımdan gelen “Tuz Gölü hakkında yazı yaz.” sesine engel olamayıp, işi gücü bıraktım ufak çaplı bir araştırmaya koyuldum bu konuda. Tuz Gölü %32.9&#8242;luk tuz oranı ile Dünya’nın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.kutlukutu.com/wp-content/uploads/2008/02/tuzgolu11.bmp" align="middle" height="250" width="445" /></p>
<p>Türkiye’nin tuz ihtiyacının %60’ının karşılandığı Tuz Gölü hepimizin sevdiği bir göldür. Ortaokul öğretmenimin Tuz Gölü ile ilgili anlattıkları hâlâ kulaklarımda çınlarken, vicdanımdan gelen “Tuz Gölü hakkında yazı yaz.” sesine engel olamayıp, işi gücü bıraktım ufak çaplı bir araştırmaya koyuldum bu konuda. <span id="more-352"></span>Tuz Gölü %32.9&#8242;luk tuz oranı ile Dünya’nın en tuzlu ikinci gölüdür. Bu hassas ölçümü mevsimlere, hatta günlük yağışa göre değişen bir paremetre hakkında nasıl söyleyebilirler bilemiyorum ama vardır bir bildikleri. Göldeki ortalama su seviyesi ise sadece 40cm’dir(Bunu ilk defa ortaokulda sosyal hocamdan duyduğumda çok şaşırmıştım). Biz insanların doğayı hoyratça kullanması burada da sonuç verdi. Küresel ısınma bitki örtülerini, denizlerdeki su seviyesini, barajlardaki doluluk oranını ve gölleri değiştirdi. Tabi Tuz Gölü de bundan nasibini aldı.</p>
<p><img src="http://www.kutlukutu.com/wp-content/uploads/2008/02/tuz_golu_22.jpg" /></p>
<p>Her gün sanayi ve ev atıklarıyla kirlenen ve aynı zamanda küresel ısınmanın etkisiyle kuruyan bu göle ihtiyacımız var. Zaten alabildiğine dışa bağımlılık var, ne var ne yok ithal ediyoruz, bari bu göle sahip çıkalım da tuzumuzu kendimiz üretelim. Bunun yanında suyun varlığı, doğal yapı için de çok önemlidir. Tuz Gölü ve çevresindeki sulak alanlar, flamingo, kılıçgaga, angıt, yağmurcun, turna, yaban kazı ve yaban ördeği ve daha birçok kuş türüne ev sahipliği yapar. Issız bir çevre oluşu ve bu gölün kışın en soğuk günlerinde bile donmayışı kuşlar için avantajdır. Tuz Gölü ve çevresindeki sulak alanlar ortadan kalktığında bu kuşlar da burayı terk edecek veya terk etmeye bile fırsat bulamadan ölecekler. Zaten bazı haber kaynaklarına baktığımızda çevresindeki göletlerden bazılarının kuruduğunu görüyoruz.</p>
<p><img src="http://www.kutlukutu.com/wp-content/uploads/2008/02/greater_flamingo1.jpg" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kutlukutu.com/tuz-golu%e2%80%99nde-tuz-orani-artiyor-tuz-golu-kuruyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diyarbakır Güneş Evi</title>
		<link>http://www.kutlukutu.com/diyarbakir-gunes-evi/</link>
		<comments>http://www.kutlukutu.com/diyarbakir-gunes-evi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Dec 2007 22:32:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sanabe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Küresel Isınma]]></category>
		<category><![CDATA[diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[güneş enerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[güneş evi]]></category>
		<category><![CDATA[güneş mimarisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kutlukutu.com/diyarbakir-gunes-evi/</guid>
		<description><![CDATA[<a href=http://www.kutlukutu.com/diyarbakir-gunes-evi/><img src=http://www.kutlukutu.com/wp-content/uploads/2007/12/image00002.jpg class=imgtfe hspace=5 align=left width=140  border=0></a>T.C.
DİYARBAKIR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
GÜNEŞEVİ EĞİTİM VE UYGULAMA PARKI PROJESİ
Ankara’daki bir konutun, Berlin’dekine göre “dört buçuk kat” enerji ile yaşamını sürdürdüğünü, ülkemizdeki sanayi ürünlerinin de gelişmiş ülkelere göre “dört kat” enerji harcanarak üretildiğini işitmiş miydiniz ?..

Sanılanın aksine fakir değil “kaynak zengini” bir ülkeyiz. Bu topraklar, maddi ve manevi değerleri ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center">T.C.<br />
DİYARBAKIR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ<br />
GÜNEŞEVİ EĞİTİM VE UYGULAMA PARKI PROJESİ</p>
<p>Ankara’daki bir konutun, Berlin’dekine göre “dört buçuk kat” enerji ile yaşamını sürdürdüğünü, ülkemizdeki sanayi ürünlerinin de gelişmiş ülkelere göre “dört kat” enerji harcanarak üretildiğini işitmiş miydiniz ?..</p>
<p><img src="http://www.kutlukutu.com/wp-content/uploads/2007/12/image00002.jpg" alt="Diyarbakır güneş evi" /></p>
<p><span id="more-26"></span>Sanılanın aksine fakir değil “kaynak zengini” bir ülkeyiz. Bu topraklar, maddi ve manevi değerleri ve insan kaynakları ile dünyanın en şanslı ve en zengin ülkelerinden birini barındırıyor. Fakat yaşam ve üretim biçimlerimizi gözden geçirmemiz gerekiyor. Bunu sağladığımız takdirde neleri değiştirebileceğimizi göreceğiz. Diyarbakır güneş evi, kendi konusunda, yaşama yönelik olanakları gözler önüne seren ve kurgusunun basitliği ile cesaret veren ilk önemli ve çağdaş adım olacaktır bu topraklarda..</p>
<p>“Enerji mimarlığı”; yapıların, nefes alma doğallığı ve ölçüsünde enerji kullanmasını öngörür. Ne bir fazla ne bir eksik.. Diyarbakır Güneş Evi, bu ilkenin tam bir uygulayıcısı olacaktır. Gelecekten korkmak istemiyorsak doğal döngüye direnmeyi değil uyum sağlamayı seçmeliyiz.. Artık ne olmuşsa olmuştur. Buzul çağına hızla gidişi durduracak ve hatta bu gidişi geri çevirebilecek olan yegane güç “toplumsal bilinç”tir.. “evrensel döngüye uyum”dur.</p>
<p>Salt güneş enerjisi, zannedilenin aksine pahalı değil tamamen bedavadır. Elbette; doğru yönlenme, doğru tasarım, doğru detay ve doğru malzeme ile.. Fosil yakıtların yarattığı bir trilyon dolarlık sağlık sorunları, tıp sektörünü beslemektedir. Bu uluslararası kaynağın onda biri temiz enerjiler adına araştırma ve geliştirmeye ayrılabilse, dünyamız hem sağlığını kazanacak hem de geleceğini kurtaracaktır.</p>
<p>Bu değişimi sağlamak için birinci hedef doğrudan halktır. Ne zaman ki, bu örnekten yola çıkarak, “ben de artık böyle yaşamak istiyorum !” der, işte o gün gerçek dönüşüm başlar. Diyarbakır Güneş Evi bu değişim ve dönüşüm noktasında yer alacak ve halkın kullanımına açık ilk örnek olacaktır.</p>
<p>Doğru planlama, doğru malzeme seçimi ile yapacağımız bir yapı, hayatına % 50 enerji tasarrufu ile başlar. Harcadığınız para ise, klasik bir yapı ile aynıdır. % 100 tasarrufa giden yol ise, bina bedeline % 20-25 bir ilave ile edinilen mekanik ve elektronik araç gereç ile açılır. Yani diğer değişle, bütün gelişmiş ülkelerde olduğu gibi“artı enerji” yapılarına giden yol.. Şebekeye uzaklık faktörü ise, 2 km den itibaren tek başına bu yatırımı akıllıca kılmaya başlar.</p>
<p>Altı katlı binalara kadar önü açık olan ahşabı temel yapı malzemesi olarak seçtik. Böylece, ahşabı konut sektöründe kullanan tüm ülkelerde olduğu gibi, ormanlarımızın da yeniden yapılanmasına ve gelişmesine öncü olacağız. Aynı zamanda en süratli inşa biçimi olan ahşap yapı sistemi, sıfır deprem riski sağlanacaktır. Bu sistemin yaygınlaşması ile, ülkemiz gündeminden hiç düşmeyeceği kabul edilen “depreme“ karşı güvenli bölgeler çoğalacaktır. Sürdürülebilir enerji ve ahşap teknolojisinin yaratacağı istihdam ve yepyeni iş sahaları ise topluma nefes aldıracaktır.</p>
<p>Bu proje, genel çerçevesi ile ülkemizde bir ilktir. Diyarbakır Güneş Evinin, “Enerji ve Ekoloji” adına benimsediği ve hayata geçecek olan projesi ve sürdüreceği eğitimler ile, yörede, ülkede, giderek benzer dünya ülkelerinde; bir değişim rüzgarı yaratacağına inanıyoruz..</p>
<p>Bu Program Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı koordinasyonunda Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (http://www.undp.org.tr) tarafından yürütülmektedir.</p>
<p>Yapım aşamalarını aşağıdaki resimde görebilirsiniz. Yıl 2007&#8242;dir.</p>
<p><img src="http://www.kutlukutu.com/wp-content/uploads/2007/12/image00001.jpg" alt="Güneş evi yapım aşamaları" /></p>
<p>Evin son durumu hakkında 2008 yılının Haziran ayında kaydedilmiş görsellerin sağlandığı adres <a href="http://diyarbakirgunesevi.spaces.live.com/" target="_blank">http://diyarbakirgunesevi.spaces.live.com/</a> şeklindedir.</p>
<p>Evin duvarlarındaki A4 metal bilgi plaketlerinde yer almak üzere hazırlanan, 15 başlık altındaki açıklama metinleri aşağıdaki gibidir.</p>
<h3>1- Toprak Altı Enerjisi</h3>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="fr-FR">Yer kabuğunun 2 metre </span></font></font><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="fr-FR">altına indiğimizde, sabitleşmeye başlayan bir enerji karşılar bizi. Ekvatordan kutuplara kadar uzanan toprak katmanının ısısıdır bu. 15 derece ortalamanın 5 derece üstüne çıkar yada 5 derece altına iner.. Bu sabit enerjiyi doğrulamak için yaptığımız ölçümde, evimizin hemen yanında bulunan eski kuyudaki mevcut suya, en sıcak yaz gününde ve en soğuk kış gününde saldığımız derecenin, yaz-kış daima 12-17 dereceler arasında olduğu tesbit edilmiştir..</span></font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="fr-FR">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="fr-FR">Arka bahçe</span></font></font><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="fr-FR">mizde 3 metre toprak altına döşenen borularda dolaşan su aracılığı ile alınan bu ortalama 15 derece sabit enerji, zemin kat döşemesinde, tavanlarda ve asma kat tavan altındaki özel yeşil borularda dolaştırılarak sudan havaya enerji taşınmakta ve yazın evin doğal serinliği sağlanmaktadır.. </span></font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="fr-FR">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="fr-FR">Bu enerjiden</span></font></font><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="fr-FR">, havadan havaya enerji transferi yolu ile istifade edebilmek için de yine toprak altına 30 cm çapında 88 metre boru döşenmiştir. Hava borularında terleme sonucu su yoğuşmasına karşılık başta ve sonda tahliye noktaları oluşturulmuştur. Tromp duvarları ve seranın yaratacağı vakum etkisi ile doğal yöntemle ve gerektiğinde devreye giren aspiratörle bu doğal serinlik yazın iç mekana alınmaktadır.</span></font></font></p>
<h3>2- Sera ve Güneş Duvarları ile Isıtma</h3>
<p style="margin-bottom: 0cm">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="fr-FR"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Güney cephesindeki oturma alanına eklenen serada, evin ihtiyacı olan bazı sebzeler </font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="fr-FR"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">yetiştirilebilecektir. Güneşin kışın hemen ısıttığı bu bölümde ve güneş duvarlarımızda (tromp) ; altta ve üstte, iç mekana açılan hava menfezleri vardır. Alttaki menfezden tromp duvarına giren serin hava, güneşin etkisi ile ısınmakta ve hafiflediği için yükselerek üstteki menfezden tekrar eve dönmekte ve iç mekanın süratle ısınmasını sağlamaktadır. </font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="fr-FR">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="fr-FR">Güneş duvarı camlarından geçen kısa dalga boylu ışın, tromp duvarı da denilen bu düzeneğin içindeki, yüzeyi büyütmek için profil verilmiş siyah saça çarptığında ısıya dönüşmekte ve dalga boyunu büyütmektedir. Dalga boyu fiziki olarak büyüdüğü için girdiği camdan tekrar geri çıkamayan ışın, </span></font></font><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="fr-FR"><strong>“sera etkisi”</strong></span></font></font><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="fr-FR"> dediğimiz iç ısınmayı yaratmaktadır. Bu ısının güneş olmadığı zaman bir süre daha kalıcı olması için 1.5 mm’lik siyah boyalı saçın arkasına kum doldurulmuş, böylece ısı depolayıcı bir kütle yaratılmıştır. </span></font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="fr-FR">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="fr-FR">Soğuk ülkelerde, bu ısıl kütle doğrudan binanın tuğla yada taş duvarı olabilmektedir. Fakat Diyarbakır için, yazın gündüz ısınan duvarın iç mekanı aşırı ısıtıcı etkisi göz önüne alınarak, ısıl kütle olarak  </span></font></font><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="fr-FR"><strong>“kum”</strong></span></font></font><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="fr-FR">  kullanılmış ve izolasyonlu duvarın dışına taşınmıştır..</span></font></font></p>
<h3>3- Sera ve Güneş Duvarları ile Soğutma</h3>
<p style="margin-bottom: 0cm">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="fr-FR"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Güneş duvarlarımızda ve seramızda, içe açılanlara ilaveten sadece üstte, dış mekana açılan dış menfezler de vardır, Üstteki iç menfez kapanıp dışa bakan açılırsa bu defa, yine ısınıp yükselen yani baca etkisi ile sürüklenen hava, kuzey cephesindeki açıklıklardan yani pencere ve menfezlerden yada yer altı kanallarından gelecek olan serin havayı içeri çekmektedir. Bu bir vakum etkisidir.</font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="fr-FR">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="fr-FR"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Bu kurgu sayesinde soğutma sağlandığı gibi, sürüklenen havanın yarattığı esinti, tıpkı bir vantilatörün yaptığı gibi serinlik hissini arttırmaktadır.. Yaz aylarında, sera yüzeyinde aşırı ısınmayı önlemek için, kışın yaprağını döken sarmaşık ve ağaçlarla bu bölümün gölgede kalması sağlanacaktır. Kendi enerjisini üreten evlerde, güney cephesinin, yaprağını döken bitkilerle yaz  güneşinden korunması enerji verimliliği adına doğru bir yaklaşımdır. İğne yapraklı ağaçlar daima kuzeyde yer almalı evi sert rüzgarlardan korumalıdır.</font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="fr-FR">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="fr-FR"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Yaz gecelerinde ise, dış hava gündüze göre daha serin olduğundan dışarıya açılan dış menfez kapatılacak, bu kez yukarıdan seraya ve güneş duvarlarına giren sıcak iç hava, dışarıdaki cam yüzeyde soğuyarak aşağı inecektir. Ve aşağıdaki menfezlerden yada kapılardan mekana yine geri dönerek iç serinliğe katkı sağlayacaktır.</font></font></p>
<h3> 4- Venturi Bacası ve Rüzgar Kepçesi</h3>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="fr-FR">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Doğal havalandırma sağlayacak rüzgar kepçeleri ve Venturi bacaları, konutlardan sanayi tesislerine kadar her türlü yapıda kullanılabilecek basit düzeneklerdir. Sıcak ülkelerdeki tarihi örneklerde, rüzgar kepçelerinin asırlardır kullanıldığı ve çok geliştiği görülür. Esen rüzgar, ağzı daraltılmış, huni benzeri bir düzenekten geçerken, tıpkı su hortumunun ağzı daraltıldığında olduğu gibi sürati artar. Bu esintinin, düşey yöndeki kanal ile iç mekana temiz ve serin hava olarak girmesi sağlanır. İç mekanda ısınıp yükselen pis havanın ise, venturi bacası denilen, yine ağzı daraltılmış bir düzenekten, rüzgarın bu kez yatay geçiş yaparken yarattığı vakum aracılığı ile dışarı atılması sağlanmaktadır. Bilindiği gibi bir şişenin havasını boşaltma yöntemi, ağzına paralel yönde şiddetli hava üflemektir. Venturi bacası da aynı prensiple iç havayı dışarı çekmektedir.</font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Baca ve kepçe, çatının en tepe noktasında, güneş kolektörlerinin üst tarafında bırakılmış geniş çatı deliğine monte edilmiştir. Özel tasarım olan siyah boyalı saçtan imal edilen düzenekte, rüzgar kepçesi ve venturi bacası, farklı kanallar oluşturulup, birlikte çözülmüştür. Tromp, sera ve venturi bacasındaki tüm menfezlerin açılıp kapanması elle kumanda edilebileceği gibi; güneşi, hava sıcaklığını ve rüzgarı takip eden sensörler vasıtası ile otomasyon sistemine de bağlanabilmektedir.</font></font></p>
<h3>5- İzolasyon</h3>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Duvar ve tavanlarda hiçbir sağlık endişesi içermeyen, selüloz ve bor bileşiği hamurundan üretilen izolasyon malzemesi kullanılmıştır. Ahşap konstrüksiyonun içi, yapım fotoğraflarında görüleceği gibi püskürtme yöntemi ile doldurulmuştur. Farklı sonuçları gözlemlemek amacı ile çatımızın bir bölümünde serbest perlit, bir bölümünde ise</font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">geleneksel anadolu evlerinin çatı çözümü olan kil ve kamış kullanılmıştır. İç yüzeyler alçı levha ile kaplanmıştır. Bilindiği gibi alçı tozu yangın söndürücü, alçı levhalar da yanmaz özelliği ile yangın geciktiricidir. </font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Binamızın tabanında ve dış yüzeylerde, lifli sunta üzerine perlitin organik bir bağlayıcı ile birleştirilmesinden üretilen özel bir sıva kullanılmıştır. Bu sıva, su ve ısı geçirmeyen fakat buhar geçiren yapısı ile dünyadaki ilk ve öncü çözümlerden biridir. Bizimle birlikte nefes alması gereken binamız eğer buhar geçirmeyen yani nefes almasını beceremeyen bir yalıtıma sahipse, sekiz on yıl içinde, yapının kendisi ile birlikte içindekilerin de romatizma olması kaçınılmazdır.. O yüzden izolasyon malzemesi seçiminde bu özellik önceliğimiz olmuştur.</font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Tüm bu malzemelerin hiçbir sağlık riski içermemesi ve hammaddelerinin bu toprakların ürünü olması özel sevincimizdir.</font></font></p>
<h3><font face="Arial, sans-serif"><font size="4"><strong>6-ŞÖMİNE YANİ OCAK..</strong></font></font></h3>
<p style="margin-bottom: 0cm">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Kendi enerjisini üretme yolundaki tüm yapıların olağan yada sıra dışı durumlarda başvuracağı, olmazsa olmaz ısınma aracıdır şömine.. Toprak altından enerji alınmasa bile evimiz, nefes alan mükemmel ısı izolasyonu sayesinde zaten hiçbir zaman eksi derecelere düşmeyecek, adeta nefesle ısınabilen bir iç atmosfere sahip olacaktır. Döküm gövdeli akıllı şömine sayesinde ise çok az bir yakıtla, ortalama 10 derecenin altına düşmeyeceği hesaplanan iç havaya 15 derece ekleyerek 25 dereceye kolaylıkla ulaşılmaktadır.</font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Şöminede yanan odun,</font></font><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><strong> </strong></font></font><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">ancak yetişirken bünyesine topladığı karbon miktarı kadar atık oluşturabilmektedir. Bir fazla değil.. Yani siz toprak altından petrol veya kömür gibi yeni bir şey çıkarıp yakarak atmosfere eklemedikçe, toprak üstü denge daima yerindedir. Var olan karbon emisyon oranı hiçbir zaman bozulmamaktadır.</font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Olağandışı iklim koşullarında, biyo-kütle dediğimiz, yaprak dal dahil olmak üzere her türlü orman ürününü kapalı hücrelerde yakabilen, ısısını yatay ve düşey kanallarla tüm eve yayabilen bu şömineler, geleceğin ısınma aracıdır artık. AB ülkelerinde şömineye elverişli bacası olmayan yapılara ruhsat verilmemekte, bedelinin yarısı vergiden düşülmekte, tamamı için uzun vadeli kredilendirme yapılmaktadır.</font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm">&nbsp;</p>
<h3><font face="Arial, sans-serif"><font size="4"><strong>7- PV GÜNEŞ PANELLERİ ve GÜNEŞ KOLEKTÖRLERİ</strong></font></font></h3>
<p style="margin-bottom: 0cm">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Yörenin enlemine eşit olarak 40 derece eğimli olan güney çatısında ve yine güneye bakan 17 derece eğimli mutfak çatısında; her biri 162 wat’lık, toplam 3.88 kw kurulu güce ulaşan 24 adet PV güneş panelimiz var. Bu düzenek, invertör, regülatör ve depolama amaçlı 16 adet 12 volt 100 amper özel akülerimiz aracılığı ile elektrik ihtiyacımızı sürekli olarak karşılayacaktır. Özellikle güneş zengini ülkemizde enerji bağımlılığından kurtulmak için, gittikçe verimli ve ekonomik hale gelen bu teknolojiden yararlanmak kaçınılmazdır.</font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Bu tip evler, çift saat uygulaması başlayana yada hidrojen teknolojisi yaygınlaşana kadar enerji dopolamak için elbette akü kullanacaktır. Ama, bu alanda görülen hızlı gelişme, hidrojenle çalışan araçlardan sonra sıranın hızla yapılara geleceğini, yani pek yakında enerjinin hidrojene çevrilerek saklanabileceğini ve yakıt pilleri aracılığı ile tekrar elektriğe veya doğal gaz benzeri olarak doğrudan ısıya çevrilebileceğini bize göstermektedir.</font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Çatımızda ayrıca, sıcak kullanım suyunu karşılamak üzere iki adet güneş kolektörümüz ve zemin katta özel sıcak su depomuz ( boyler ) vardır. Ülkemizde, yılda 3300 saat ile güneşlenme şampiyonu olan Diyarbakır’ın güneşli kış günlerinde elde edilen ve depolanan sıcak su, geceleri döşeme altındaki borular vasıtası ile iç mekanın ısıtılmasına da katkıda bulunacaktır.</font></font></p>
<h3><font face="Arial, sans-serif"><font size="4"><strong>8- BİYOLOJİK ARITMA</strong></font></font></h3>
<p style="margin-bottom: 0cm">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Evsel atıklarımız, Dönen Biyolojik Disk              ( </font></font><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Rotating Biological Disk) </font></font><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">yöntemiyle, plastik dairesel levhalar üzerinde üreyen bakteriler sayesinde, çok düşük bir enerji kullanımı ile % 90-95 oranında arıtılmakta, bahçe sulamasında kullanılmak üzere yağmur suyu deposuna aktarılmaktadır. Belli aralıklarla toplanan katı atıklar da kurutulup, yine bahçemizde gübre olarak değerlendirilmektedir. </font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Disklerin yüzeyindeki bakteriler tamamen doğal olarak oluşmakta ve ani değişkenlik gösteren organik yüke, diğer sistemlere göre çok daha hızlı uyum sağlamaktadır. Arıtmayı gerçekleştiren bakterilerin çoğalabileceği yüzeyin, dönen disklerden ibaret olması küçük bir alana yüzlerce metrekarelik yüzeyin sığdırılabilmesini mümkün kılmaktadır.</font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="es-ES">Sistem, disklerin bağlı olduğu mil rulmanının periyodik olarak yağlanması dışında bakım gerektirmemektedir. Aktif çamur ünitelerindeki gürültülü hava üfleyiciler, kapasitelerine göre 5-15 kW gibi bir güç harcar. Biyolojik arıtma ünitelerinde kullanılan 1 kW’tan daha az güç gerektiren redüktörlü motorlar ise %80’e varan enerji tasarrufu sağlar. Redüktörlü bir motorun çıkardığı ses bir otomobil içindeki ses </span></font></font><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="es-ES">düzeyi (60 desibel) kadardır. Bu tip arıtmalar sessiz ve kokusuz olma özelliğine sahiptir.. </span></font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">İlave modüllerin eklenebilmesi yada mevcut modüllerin bir bölümünün çalıştırılmamasıyla da kapasite değişikliği yapılabilmektedir.</font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES">&nbsp;</p>
<h3><font face="Arial, sans-serif"><font size="4"><strong>9- YAĞMUR SUYU</strong></font></font></h3>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="es-ES">İster fosil yakıtların tetiklediği sera etkisi, ister 1500 yıllık doğal periyot sonucu olsun, hangi nedenlerle oluşmakta ise de küresel ısınmanın beklenen sonuçlarının başında su kaynakları ve sulak alanların kaybı gelmektedir.. </span></font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Evin inşa edildiği Sümerpark alanında her ne kadar yer altı su kaynakları şimdilik bol ise de, suyun gelecekteki değeri ve her yörede bulunmaması yüzünden örnek bir uygulama yapılmıştır. Bu amaçla, çatılardan alınıp borularla kuzey cephesindeki su deposuna yönlendirilen yağmur suyu, yer altında saklanmaktadır. Evsel atık arıtmasından elde edilen suyun karbon filtreden geçirilmesi sonucu, ikisi birlikte bahçe sulamasında kullanılmaktadır. Bu suyun, temizlik suyu olarak rezervuarlarda kullanılması da mümkündür.</font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Yağmur suyu toplama işlemi bir ileri aşamada, 50-60 cm bahçe toprağı altına yerleştirilecek çakıl benzeri süzek malzeme ve drenaj kanalları kullanarak yani yağmur düşen yüzey alanını büyüterek arttırılabilir. Böylece bahçe toprağını ve yüzey bitkilerinin köklerinin ıslatıp işlevini yerine getiren yağmurun fazlası geri kazanılıp depolanabilmektedir. Evimizin bulunduğu alandaki mevcut eski sulama kuyusu şimdilik bu işleme gerek bırakmamıştır.</font></font></p>
<h3><font face="Arial, sans-serif"><font size="4"><strong>10-AHŞAP TAŞIYICI SİSTEM</strong></font></font></h3>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Dünyadaki yegane geri dönüşümlü yapı malzemesi olan ahşap, bizim Güneş Evimizin de çatkısını yani taşıyıcı sistemini oluşturmuştur. Böylece evimizin deprem riski tamamen ortadan kalkmıştır. Ahşabın getirdiği kolaylık sayesinde iki ay içinde çatısını kapatabilmiş, içindeki insanlar ile birlikte nefes alan bir yapıya kavuşmuştur. </font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Betona göre 16 kat izolasyon değerine sahip ahşabı kullanmak; ormanlarımızın gerçek korumasının da önünü açmaktır. Çünkü dünyada, konutlarının %90’ı ahşap olan, başta Amerika olmak üzere bu malzemeyi yapılarında kullanan tüm ülkelerin ormanları küçülmemekte tersine yıllık %1-3 oranında büyümektedir </font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Aynı büyüklükte yangın çıkarılmış üç farklı yapının bir saat sonraki durumu şudur: Çelik yapı ilk on dakika içinde çökmüş ve hurdaya dönmüştür. Betonarme yapı, ısı etkisi ile demir aderansı kalmadığından ilk depremde yıkılacak hale gelmiştir. Ahşap yapı ise, ilk bir saatte çökmeyerek canınızı kurtarmaya izin vermiştir ve sadece yanan yerlerinin tamiri ile tekrar yaşanır hale dönecektir. </font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Ahşap binaların altı kata kadar örnekleri bütün dünyada yaygındır. Fakat dünyanın en büyük ahşap yapısının 28.50 m yani sekiz katlı bina yüksekliği ile 110 yıldır ayakta olan, İstanbul Heybeliada’daki ünlü bina olduğunu da unutmamalıyız. 300 yaşındaki yalılarımız, 600-700 yaşında ahşap camilerimiz ise ahşabın ömrü hakkında fikir vermektedir.. Atamızın dedemizin çok iyi bildiği, her iklim koşuluna uygun bir teknoloji idi ahşap yapı tekniği.. Biz de o yüzden, Diyarbakır Güneş Evinde ahşabı tercih ettik.</font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES">&nbsp;</p>
<h3><font face="Arial, sans-serif"><font size="4"><strong>11- ENERJİ ÜRETEN VE ENERJİYİ KORUYAN CAM</strong></font></font></h3>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="es-ES">Ülkemizde cam, bizi doğal koşullardan korurken görüşümüzü engellemeyen bir yapı malzemesi olarak anıldı daima. Ve maalesef dünya ölçeğinde büyüklüğe sahip cam fabrikalarımız da ton hesabı cam satmaktan öte kaygı taşımadılar.. Bu arada 20’ye yakın katmanlı cam çeşidi üretip, fosil yakıtlar kullanarak elde ettiğimiz pahalı ve sağlıksız enerjinin nasıl daha iyi korunabileceğini örneklemeye çalıştılar. Bu çeşitlerin 3-4 tanesinden fazlasını mimar ve mühendislere öğretemediklerinden yakındılar. Yani tek odakları </span></font></font><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="es-ES"><strong>“ağır bir bedelle üretilen enerjinin”</strong></span></font></font><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="es-ES"> sadece korunmasına yönelik oldu.</span></font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="es-ES">Halbuki cam, doğrudan </span></font></font><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="es-ES"><strong>“enerji üretebilen”</strong></span></font></font><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="es-ES"> bir malzeme idi. Görmezden geldiler.. İşte Diyarbakır Güneş Evimiz, serasında ve üç cephesinde de bulunan güneş duvarlarında camı bu amaçla kullanmaktadır. Sadece ısı üretmekle kalmayıp, ısınan havanın yükselmesi sırasında yaratılan vakum etkisi ile, evin soğutulmasına bile katkıda bulunmaktadır.. </span></font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Elbette dış cephelere bakan doğramalarda, ısıcam yani çift cam uygulaması ile, ürettiğimiz doğal enerjiyi koruyoruz. Fakat evimizde birinci öncelik; şeffaf yüzeyden yani camdan geçerek bir iç yüzeye çarpan güneş ışığının, kısa dalga boyundan uzun dalga boyuna geçişi yani faz değiştirmesi sırasında içeride üretilen enerjinin kullanımıdır..</font></font></p>
<h3><font face="Arial, sans-serif"><font size="4"><strong>12- GÜNEŞ OCAĞI</strong></font></font></h3>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Camın faz değiştirici özelliğinden yararlanarak, altı ve çevresi basit ısı izolasyonlu, iç yüzeyi yansıtıcı olan bir kutunun üst kısmına cam yerleştirmeniz, uygun bir güneşte sera etkisi ile yemek pişirecek kadar ısı sağlayacaktır. Amerikada, her yıl bu basit yöntemle güneşte pizza pişirme müsabakaları yapılmaktadır. Kızılderililer güney duvarına monte edilen güneş fırınları kullanmaktalar. Seramız, farklı gibi görünse de aslında bu uygulamanın bir büyük örneğidir..</font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Örneğin alüminyum folyo ile kaplı yani yansıtıcı yüzeyi olan ve kendi merkezinde bir ışık odağı sağlayacak şekilde katlanmış kartonla bile ısıtıcı bir düzenek yapmak mümkündür.. Yine örneğin, şemsiye biçiminde katlanabilen yansıtıcı levhaları güneşte açtığınızda, piknikte omlet yapmanıza yeterli olacak ısıyı üretebilirsiniz.. Piknik tüpü yerine bu biçimde bir ısıtıcıyı yanımızda taşımak hem pratik olacak hem de çoğu güneşli günde mutlaka işimize yarayacaktır.</font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Diyarbakır Güneş Evimizde, ters şemsiyeye benzer bir yöntemle ısı oluşturan bir güneş ocağımız vardır. İç bükey parlak metal levhalar, güneşi odaklamakta ve odak noktasında bulunan tel platforma yerleştirilmiş kabın içindeki suyu kaynatmakta yada yemeği pişirebilmektedir..</font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Amacımız, sadece güneşi kullanarak enerji üretmenin çeşitli biçimlerini örnekleyerek vatandaşlarımızın bilgilenmesini sağlamaktır.</font></font></p>
<h3><font face="Arial, sans-serif"><font size="4"><strong>13- BİLGİ İLETİŞİMİ ve PAYLAŞIMI</strong></font></font></h3>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="es-ES">Diyarbakır Güneş Evimizde Oluşturduğumuz kütüphane; Enerji, Ekoloji ve Ahşaba ilişkin, </span></font></font><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="es-ES"><strong>“Enerji Mimarlığı”</strong></span></font></font><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="es-ES"> ilkelerini ve örneklerini içeren bir araştırma kitaplığı olmak üzere kurgulanmıştır.</span></font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Amacımız; bu konuda ilgisi ve bilgisi olan, her yaş grubundan çocuklarımızın ve büyüklerin, giderek yüksek öğrenimde bu konuda araştırması olan öğrenci ve öğretim görevlilerinin güneş evimize gelerek yayınlardan yararlanmasını ve gerekirse araştırmalarını burada sürdürebilmelerini sağlamaktır. </font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Bu konulara ilişkin çıkan dergiler, gönüllü olarak Diyarbakır Güneş Evimizi aboneleri arasına katmıştır. Mevcut kitaplardan ve bundan böyle çıkacak yayınlardan birer adedinin  kitaplığımıza bağışlanması için sürekli girişimlerde bulunulacaktır.</font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="es-ES">Ayrıca elektronik ortamda bilgi paylaşımını sağlamak için, internette mevcut enerji ve ekolojiye ilişkin bilgilerin de arşivlenmesi ve </span></font></font><font color="#0000ff"><u><a href="http://www.gunesevi.org/"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="es-ES">www.gunesevi.org</span></font></font></a></u></font><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="es-ES">  adresinde sürekli yayında olacak internet sitemizde paylaşılması sağlanacaktır. Farklı kesimlere ve gruplara yapılacak eğitimlerimiz, buluşmalarımız ve her türlü etkinliklerimiz ile birlikte iç ve dış enerji ölçümlerimizin de canlı olarak paylaşılması, dünya ölçeğinde bir özelliğimiz olmaktadır. İki iç ve iki dış kamerasıyla internet sitesinde bilimsel amaçla sürekli gözlemlenen ilk güneş evi Diyarbakır Güneş Evidir..</span></font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES">&nbsp;</p>
<h3><font face="Arial, sans-serif"><font size="4"><strong>14- OTOMASYON SİSTEMİ</strong></font></font></h3>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Güneş Evimizde kullanılan tüm iklimlendirme elemanlarının merkezi koordinasyon ile çalışmalarını sağlamak üzere bir otomasyon sistemi kurulması düşünülmektedir. Bu sistem; ölçüm, değerlendirme ve kontrol kumanda sistemlerinden oluşacaktır. Sistem, iç ve dış sıcaklıkları ölçen sensörlerden, venturi bacası ile güneş duvarları ( tromp ) menfezlerini açma kapama ünitelerini kontrol eden motorlardan ve iklimlendirme sistemini kontrol eden elemanlardan oluşacaktır. Bu amaçla</font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">programlanabilir lojik kontrolör (PLC) kullanılacaktır. PLC’ye gelen ölçüm değerleri, program tarafından değerlendirilecek ve ortamın konfor koşullarına ulaşabilmesi; mevcut menfez kanatlarının açma kapama oranlarını değiştirmek için monte edilen motorları kontrol etmek sureti ile sağlanacaktır.</font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Sürekli ölçülen iklimsel değerler ve bu değerlerle mantıksal bağ kuran program aracılığı ile sistemin çalışması, bilgisayar ortamına ve oradan internetteki web sayfamıza aktarılacak ve dileyen herkes tarafından izlenebilecektir.</font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Elle kumanda ile sonuç alınabilecek iken, otomasyonun da öngörülmesindeki ilk amaç; bu konuda yapılacak     ar-ge çalışmalarına bir kapı açmak için laboratuar ortamı oluşturmaktır. İkinci amaç ise; kendi enerjisini üreten bir evin de uzaktan kumanda yada programlama ile yönetilebileceğini kanıtlamaktır.</font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES">&nbsp;</p>
<h3><font face="Arial, sans-serif"><font size="4"><span lang="es-ES"><strong>15</strong></span></font></font><font face="Arial, sans-serif"><font size="4"><span lang="es-ES"><strong>- ENERJİ MİMARLIĞI</strong></span></font></font></h3>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm">“<font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="es-ES"><strong>Enerji mimarlığı”</strong></span></font></font><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="es-ES">; yapıların, nefes alma doğallığı ve ölçüsünde enerji kullanmasını ve kendisine gerektiği kadarını da üretebilmesini öngörür. Ne bir fazla ne bir eksik.. Yaratım içinde, işe yaramayan ne bir eklenti ne de fazla bir süs bulunur. Her varlık kendisine gerektiği kadar enerji üretir ve tüketir. Yaşam fonksiyonunun tam karşılığı olan deriyi yada kabuğu kullanır. Gösteriş değil işlevsellik belirler onun formunu.. </span></font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm">“<font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="es-ES"><strong>Enerji penceresinden bir bakış”</strong></span></font></font><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="es-ES"> da diyebileceğimiz </span></font></font><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="es-ES"><strong>“enerji mimarlığı”</strong></span></font></font><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="es-ES"> pasta keser gibi ikiye veya dörde bölünmüş ve </span></font></font><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="es-ES"><strong>“her biri rast gele yönlere bakan”</strong></span></font></font><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="es-ES">, çok katlı bir mahalle yaratmak hiç değildir.. Yazın cayır cayır yananda mı, kışın ayazında donanda mı ?..  Rüzgardan pencere açtırmayanda mı, camlar açıkken yaprak kımıldamayanda mı oturmak isterdiniz ?.. Yani enerji mimarlığı; kent tasarımından başlayan ve yapı malzemelerinin doğru seçimine kadar sorumluluk taşıyan bir planlama sürecidir.</span></font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Doğru yönlenme, doğru tasarım, doğru malzeme ile inşa edilen bir yapı %50 enerji tasarrufu ile başlar hayatına ve klasik bir inşa yönteminden daha fazla para harcatmaz yapımcısına.. Güneş evimizdeki gibi %100 enerji tasarrufuna giden yol ise, ilaveten %25-50 arasında değişen bir harcamayı, yani elektronik ve mekanik bazı donanımları gerektirir. İleri ülkelerde devlet işte bu bölümdeki harcamalara tam destek vermektedir. Çünkü böyle yaparak kendi geleceğini de garantiye almaktadır.</font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="es-ES">Bu yapıda uygulanan ve bu bilgi plaketlerinde özetlenen çözümler </span></font></font><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="es-ES"><strong>“Enerji Mimarlığı”</strong></span></font></font><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="es-ES">nı toplumsal bilinç ve tartışma düzlemine taşıyacaktır. </span></font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="es-ES">&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm" lang="de-DE"><font color="#000000"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2">Güneş Evi Proje Müellifi ve AB Danışmanı</font></font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm"><font color="#000000"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="es-ES">Y.Mimar Çelik </span></font></font></font><font color="#000000"><font face="Arial, sans-serif"><font style="font-size: 11pt" size="2"><span lang="es-ES"><strong>ERENGEZGİN</strong></span></font></font></font></p>
<p>Bu yazı ve belgeler, Yük. Mim. Çelik Erengezgin tarafından sağlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kutlukutu.com/diyarbakir-gunes-evi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>134</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Daha hızlı nefes alıp vermeliyiz!</title>
		<link>http://www.kutlukutu.com/daha-hizli-nefes-alip-vermeliyiz/</link>
		<comments>http://www.kutlukutu.com/daha-hizli-nefes-alip-vermeliyiz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Nov 2007 15:51:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>el sahibi hendese</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel Isınma]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre Kutusu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istanbulside.net/kutu/2007/11/15/daha-hizli-nefes-alip-vermeliyiz/</guid>
		<description><![CDATA[Center for Global Development, bir araştırma yapmış. Araştırmasında 50 bin civarı elektrik santrali ve 4 bin civarı firmayı baz almış. Araştırma ülkelerin karbon salımlarıyla ilgiliymiş.
Listeye baktığımda görüyorum ki biz bu işi çok ihmal etmişiz. Doğru belli nefes alıp vermemişiz. Memleketimizi geri bırakmışız, ilk 10’a bile girmemişiz.Bu işin sorumlusu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" align="left"><span class="textbodyblack"><a href="http://www.cgdev.org/" title="Center for Global Development" target="_blank">Center for Global Development</a>, bir araştırma yapmış. Araştırmasında 50 bin civarı elektrik santrali ve 4 bin civarı firmayı baz almış. Araştırma ülkelerin karbon salımlarıyla ilgiliymiş.</span></p>
<p class="MsoNormal" align="left"><span class="textbodyblack">Listeye baktığımda görüyorum ki biz bu işi çok ihmal etmişiz. Doğru belli nefes alıp vermemişiz. Memleketimizi geri bırakmışız, ilk 10’a bile girmemişiz.</span><span id="more-15"></span><span class="textbodyblack">Bu işin sorumlusu kim? Onu arıyorum şimdi. Bulur bulmaz Atv Ana Haber’e telefon edeceğim ve onlara diyeceğim ki, haydi teşvik edin insanları, dünyada oksijen bitiyor. Bitmeden biraz biz de alalım diye… Arkaya Karayip Korsanları’nın veya Gora’nın müziğini koyup bu haberi verdiler mi, işte o zaman değmeyin keyfime. Peşine de ıslıkla türkü çalacağım a dostlar.</span></p>
<p class="MsoNormal" align="left"><span class="textbodyblack">İşte en çok karbon salanlar:<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" align="left"><span class="textbodyblack"><strong>Genel (Kişi başına olmayan) Sıralama</strong><o:p></o:p></span><br />
1. ABD- 2,530 milyar ton<br />
2. Çin- 2,430 milyar ton<br />
3. Rusya- 600 milyon ton<br />
4. Hindistan- 529 milyon ton<br />
5. Japonya- 363 milyon ton<br />
6. Almanya- 323 milyon ton<br />
7. Avustralya- 205 milyon ton<br />
8. Güney Afrika- 201 milyon ton<br />
9. İngiltere- 192 milyon ton<br />
10. Güney Kore- 168 milyon ton<span class="textbodyblack"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" align="left"><span class="textbodyblack"><strong>Kişi başına karbon salımı</strong></span><br />
1. Avustralya- 10 milyon ton<br />
2. ABD- 8,2 milyon ton<br />
3. İngiltere- 3,2 milyon ton<br />
4. Çin- 1,8 milyon ton<br />
5. Hindistan- 0,5 milyon ton</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kutlukutu.com/daha-hizli-nefes-alip-vermeliyiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

